Bu bitkinin üretim süreci, doğru teknikler kullanıldığında oldukça keyifli ve yüksek başarı oranına sahip bir işlemdir. Tohumla üretimden çelik almaya kadar farklı yöntemler, yetiştiricinin ihtiyacına göre tercih edilebilir. Temel amaç, güçlü kök sistemine sahip sağlıklı fideler elde etmektir. Dikim aşamasında dikkat edilecek ince detaylar, bitkinin tüm yaşam döngüsünü olumlu yönde etkiler.
Tohumla çoğaltma, en ekonomik fakat aynı zamanda en fazla sabır gerektiren yöntemdir. Tohumlar oldukça küçük olduğu için toprak yüzeyine ekilmeli ve sadece hafifçe bastırılmalıdır. Tohumların üzeri kalın bir toprak tabakasıyla örtülürse çimlenme gerçekleşmez. Çimlenme süreci boyunca toprağın sürekli nemli tutulması, bir sprey şişesi ile sulama yapılarak sağlanmalıdır.
Tohum ekimi için en uygun zaman, son don tehlikesinin geçtiği ilkbahar aylarıdır. Kapalı alanda veya serada fide yetiştirilecekse, ekim işlemine kış sonundan itibaren başlanabilir. Tohumların çimlenmesi genellikle on beş ile yirmi gün arasında sürer. Çimlenme ortamının yirmi derece civarında sabit bir sıcaklığa sahip olması bu süreci hızlandırır.
Fideler birkaç gerçek yaprak çıkardıktan sonra şaşırtma işlemi için hazır hale gelir. Minik fideleri zedelemeden dikkatlice söküp daha geniş saksılara veya viyollere aktarmalısın. Bu aşamada kök sistemine zarar vermemek için bir tahta çubuktan yardım alabilirsin. Şaşırtma sonrası fideler doğrudan güneşe çıkarılmamalı, birkaç gün yarı gölgede ortama alışmaları sağlanmalıdır.
Çelik alma yöntemiyle üretim
Çelikle çoğaltma, bitkinin genetik özelliklerini birebir kopyalamanın en garantili yoludur. Bu işlem için yaz başlarında, henüz çiçeklenmemiş sağlıklı yan sürgünler seçilmelidir. Alınacak çeliklerin yaklaşık on santimetre uzunluğunda olması köklenme başarısı için idealdir. Çelikleri ana bitkiden ayırırken keskin ve dezenfekte edilmiş bir bıçak veya makas kullanmak zorunludur.
Bu konudaki diğer makaleler
Kesilen sürgünlerin alt kısmında bulunan yapraklar dikkatlice temizlenmelidir. Sadece üst kısımda birkaç yaprak bırakılarak bitkinin aşırı su kaybetmesi engellenir. Çeliklerin alt ucu köklendirme hormonuna batırılarak dikilirse süreç çok daha hızlı ilerler. Ancak uygun nem ve sıcaklık sağlandığında hormonsuz da kolayca köklenme elde edilebilir.
Köklendirme ortamı olarak perlit, vermikülit veya kum karışımları mükemmel sonuçlar verir. Çelikler bu karışıma yerleştirildikten sonra ortamın nemini yüksek tutmak için üzeri şeffaf bir plastik ile örtülebilir. Doğrudan yakıcı güneş ışığı almayan, aydınlık bir konumda bekletilmelidir. Yaklaşık üç veya dört hafta içinde köklerin güçlü bir şekilde geliştiğini görebilirsin.
Köklenen çelikleri tekli saksılara aktarırken toprağı nazikçe sıkıştırıp can suyunu vermelisin. Yeni saksılarında gelişmeye başlayan genç bitkiler, bir süre daha düzenli sulanmalıdır. Ana toprağa veya daha büyük saksılara geçiş için köklerin saksıyı sarması beklenmelidir. Bu yöntemle elde edilen bitkiler, tohumdan yetişenlere göre çok daha erken hasat olgunluğuna ulaşır.
Kökten ayırma işlemi
Kökten ayırma, yaşlanmış veya çok fazla büyümüş bitkileri hem gençleştirmek hem de çoğaltmak için kullanılan etkili bir yöntemdir. Bu işlem için en uygun zaman ilkbahar başı veya sonbahar sonudur. Bitki henüz aktif büyüme dönemine girmeden veya büyümesi yavaşladığında yapılmalıdır. Bu sayede bitki daha az şok yaşar ve yeni yerine daha kolay adapte olur.
Bu konudaki diğer makaleler
İşleme başlamadan önce ana bitki dikkatlice ve kök topunu parçalamadan topraktan çıkarılmalıdır. Kök yumağı keskin bir kürek veya bıçak yardımıyla iki veya üç eşit parçaya bölünür. Her parçanın üzerinde yeterli miktarda güçlü kök ve sağlıklı tepe sürgünü bulunduğundan emin olunmalıdır. Çürümüş veya zarar görmüş kök parçaları bu aşamada temizlenerek atılmalıdır.
Ayrılan her bir yeni bitki, önceden hazırlanmış çukurlara veya saksılara vakit kaybetmeden dikilmelidir. Dikim derinliği, bitkinin orijinal yerindeki derinliği ile birebir aynı seviyede tutulmalıdır. Dikim işleminden sonra toprak etrafında boşluk kalmayacak şekilde hafifçe bastırılmalıdır. Ardından bolca can suyu verilerek toprağın köklere tamamen temas etmesi sağlanır.
Bu yöntemle elde edilen yeni bitkiler, gelişimlerine çok hızlı bir şekilde devam eder. Kök sistemi halihazırda var olduğu için ilk günden itibaren topraktan besin ve su çekmeye başlarlar. Ancak yine de ilk birkaç hafta boyunca aşırı sıcaklardan veya kuraklıktan korunmaları tavsiye edilir. Düzenli bakım ile birkaç ay içinde tamamen bağımsız, gür bitkiler haline gelirler.
Araziye veya kalıcı yere dikim
Fidelerin veya çoğaltılmış bitkilerin kalıcı yerlerine dikilmesi, titizlikle yürütülmesi gereken bir aşamadır. Dikim yapılacak alan önceden temizlenmiş, bellenmiş ve yabancı otlardan tamamen arındırılmış olmalıdır. Bitkiler arasında bırakılacak mesafe, onların ileride ulaşacakları genişlik hesaba katılarak belirlenmelidir. Genellikle bitkiler arası otuz santimetrelik mesafe, sağlıklı bir hava sirkülasyonu için yeterlidir.
Dikim işlemi sırasında açılacak çukurlar, bitkinin kök yumağından biraz daha geniş ve derin olmalıdır. Fideyi saksısından veya viyolünden çıkarırken kök sisteminin dağılmamasına büyük özen göstermelisin. Kök topu çukura yerleştirildikten sonra etrafı kaliteli toprakla doldurulup hafifçe sıkıştırılır. Toprak yüzeyi düzeltildikten sonra bitkinin kök boğazının toprağın altında kalmamasına dikkat edilmelidir.
Dikimin ardından can suyu uygulaması, bitkinin toprağa tutunması için en kritik adımdır. Bu ilk sulama, topraktaki hava boşluklarını doldurarak köklerin toprakla bütünleşmesini sağlar. Hava sıcaklığının yüksek olduğu günlerde dikim yapmaktan kaçınmak ve akşamüstü saatlerini tercih etmek bitki stresini azaltır. Dikim sonrası ilk günlerde toprak nemini sık sık kontrol etmek gerekir.
Dikilen bitkilerin rüzgardan sarsılmasını önlemek için küçük destek çubukları kullanılabilir. Bitkiler yeni ortamlarına alıştıkça ve kendi kökleriyle toprağı sardıkça bu desteklere ihtiyaç kalmaz. Düzenli aralıklarla yapılan gözlemlerle bitkilerin tutma durumu değerlendirilmelidir. Sağlıklı bir şekilde gelişmeye başlayan yeni yapraklar, dikim işleminin başarıyla sonuçlandığının en net kanıtıdır.