Kırmızı üçyaprağın dikimi, sıradan bir mevsimlik çiçeğin yerleştirilmesinden daha fazla hazırlık ve dikkat gerektirir. Bitkinin etli kökleri kolayca zedelendiği, yer değiştirmeye karşı hassas olduğu ve yavaş geliştiği için dikim yeri kalıcı olacak şekilde seçilmelidir. Çoğaltma işlemi de sabır ister, çünkü yeni bitkilerin çiçeklenme olgunluğuna ulaşması uzun yıllar sürebilir. Başarılı sonuç için serin, humuslu, hafif nemli ve iyi drene olan bir yetiştirme ortamı hazırlanmalıdır.
Dikim yerinin seçilmesi ve hazırlanması
Dikim alanı sabah güneşi veya ağaçlardan süzülen ışık alan, öğle saatlerinde ise gölgede kalan bir noktada olmalıdır. Duvar diplerindeki kuru gölge, toprağın yeterince nemli tutulamadığı durumlarda uygun değildir. Çok kapalı ve havasız alanlar da mantar sorunlarının ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Hafif hava hareketi bulunan korunaklı bir orman altı köşesi en dengeli koşulları sağlar.
Toprak hazırlığı yalnızca dikim çukuruyla sınırlı tutulmamalıdır. Bitkinin zamanla genişleyebilmesi için çevresindeki daha büyük bir alan gevşetilmeli ve organik maddeyle iyileştirilmelidir. Olgun kompost ile yaprak çürüntüsü, toprağın hem su tutmasını hem de fazla suyu uzaklaştırmasını kolaylaştırır. Ağır topraklarda ince çam kabuğu veya iyi ayrışmış lifli organik materyaller de kullanılabilir.
Dikimden önce toprakta su birikip birikmediği kontrol edilmelidir. Yağmurdan sonra çukurda uzun süre su kalıyorsa alanın drenajı yetersizdir. Böyle bir yerde kökler havasız kalabilir ve kısa sürede çürüme başlayabilir. Dikim yatağını hafifçe yükseltmek veya daha uygun bir konum seçmek daha güvenli olur.
Bitki çevresinde gelecekte yapılacak bahçe çalışmalarının etkisi de düşünülmelidir. Sık kazılan sebze yataklarının veya her yıl yenilenen mevsimlik çiçek alanlarının yakını uygun değildir. Kök bölgesinin yıllarca bozulmadan kalabileceği kalıcı bir düzenleme tercih edilmelidir. Böylece bitki yerleşme sürecini tamamlayarak düzenli biçimde güçlenebilir.
Bu konudaki diğer makaleler
Doğru dikim zamanı ve uygulama tekniği
Kırmızı üçyaprak genellikle dinlenme döneminde, sonbaharda veya erken ilkbaharda dikilebilir. Sonbahar dikimi, toprak hâlâ ılıkken köklerin çevreye uyum sağlamasına imkân verir. Çok sert kışların görüldüğü bölgelerde erken ilkbahar dikimi daha güvenli olabilir. Saksılı bitkiler ise aşırı sıcak ve kurak dönemler dışında dikkatle dikilebilir.
Dikim öncesinde kökler kurutulmamalı ve doğrudan güneş altında bekletilmemelidir. Çıplak köklü materyal nemli bir bez veya torf içinde korunmalı ve mümkün olduğunca kısa sürede toprağa yerleştirilmelidir. Kurumuş, yumuşamış veya kötü kokan kök kısımları sağlıklı dokuya kadar temizlenebilir. Kesim sırasında temiz ve keskin bir bıçak kullanılması enfeksiyon riskini azaltır.
Dikim çukuru, köklerin kıvrılmadan yayılabileceği genişlikte hazırlanmalıdır. Büyüme tomurcuğu genellikle toprak yüzeyinin birkaç santimetre altında kalacak biçimde yerleştirilir. Çok derin dikim sürgünlerin yüzeye ulaşmasını zorlaştırırken çok yüzeysel dikim köklerin kurumasına neden olabilir. Toprak köklerin çevresine nazikçe doldurulmalı ve elle hafifçe bastırılmalıdır.
Dikim tamamlandıktan sonra kök bölgesi yavaşça ve derinlemesine sulanmalıdır. Bu işlem toprak içindeki büyük hava boşluklarının kapanmasına yardımcı olur. Yüzeye ince bir organik malç tabakası serilerek nem kaybı sınırlandırılabilir. İlk sezon boyunca toprak düzenli kontrol edilmeli, ancak sürekli ıslak bırakılmamalıdır.
Bu konudaki diğer makaleler
Tohumla çoğaltma yöntemi
Tohumla çoğaltma, genetik çeşitlilik sağladığı için doğal bahçecilik açısından değerli bir yöntemdir. Bununla birlikte süreç oldukça yavaştır ve çiçeklenme için yıllarca beklemek gerekebilir. Tohumlar tamamen olgunlaştığında meyvelerden çıkarılmalı ve kurumalarına izin verilmemelidir. Taze ekilen tohumların çimlenme başarısı genellikle daha yüksektir.
Tohumlar humuslu, geçirgen ve steril olmayan doğal yapılı bir karışıma ekilebilir. Orman bitkilerinde çimlenmeyi destekleyen bazı mikroorganizmalar bulunduğu için aşırı işlenmiş ortamlar her zaman avantaj sağlamaz. Tohumların üzeri ince bir toprak veya yaprak çürüntüsü tabakasıyla örtülmelidir. Kaplar gölgeli, serin ve yağış alan korunaklı bir yere yerleştirilebilir.
Çimlenme çoğu zaman tek bir mevsimde gerçekleşmez. Tohum önce kök geliştirip daha sonra sürgün oluşturabilir ve bu süreç birden fazla sıcaklık döngüsü gerektirebilir. Bu nedenle ekim kapları birkaç yıl boyunca korunmalı ve erken dönemde boş sanılarak dökülmemelidir. Toprak bu süreçte hafif nemli tutulmalı, fakat su içinde bırakılmamalıdır.
Genç fideler ilk yıllarda çok küçük ve hassas olur. Doğrudan güneş, kuraklık ve salyangoz zararı kısa sürede kayıplara neden olabilir. Fideler yeterince güçlenmeden kalıcı yerlerine taşınmamalıdır. Yer değiştirme sırasında kök çevresindeki toprak mümkün olduğunca korunmalıdır.
Bölme yoluyla çoğaltma
Bölme, tohumla çoğaltmaya göre daha hızlı sonuç verir, ancak ana bitkiyi strese sokma riski taşır. Bu nedenle yalnızca güçlü, yıllardır aynı yerde gelişen ve birden fazla büyüme noktasına sahip örneklerde uygulanmalıdır. Küçük veya yeni yerleşmiş bitkiler bölünmemelidir. İşlem sıklığı mümkün olduğunca düşük tutulmalıdır.
En uygun dönem, bitkinin yapraklarını kaybettiği dinlenme sürecidir. Kök kümesi geniş bir çevreden dikkatlice kaldırılmalı ve etli köklerin kopmamasına özen gösterilmelidir. Toprak yavaşça uzaklaştırılarak doğal ayrılma noktaları belirlenebilir. Her parçanın sağlıklı köklere ve en az bir canlı tomurcuğa sahip olması gerekir.
Ayırma işlemi elle mümkün değilse steril ve keskin bir bıçak kullanılabilir. Ezilmiş veya düzensiz yaralar, çürüme riskini artırdığı için temiz kesiler oluşturulmalıdır. Kesim yüzeyleri kısa süre gölgeli ve havadar bir yerde bekletilebilir, ancak köklerin kurumasına izin verilmemelidir. Parçalar gecikmeden önceden hazırlanmış alanlara dikilmelidir.
Bölünmüş bitkiler ilk sezon boyunca çiçeklenmeden çok kök yenilemeye enerji harcayabilir. Bu nedenle geçici gelişim zayıflığı normal kabul edilmelidir. Düzenli nem sağlanmalı, ancak yüksek dozda gübre verilmemelidir. Uygun bakım altında yeni parçalar birkaç yıl içinde güçlü kümeler oluşturmaya başlayabilir.