Davul tokmağı süs soğanının güçlü gelişmesi, büyük ölçüde doğru zamanda ve uygun derinlikte dikilmesine bağlıdır. Soğanlar iyi drene edilen bir toprağa yerleştirildiğinde kısa sürede köklenir ve ilkbaharda düzenli sürgün oluşturur. Bitki zaman içinde yavru soğanlar meydana getirerek bulunduğu alanda doğal kümeler oluşturabilir. Tohumla çoğaltma da mümkündür, ancak bu yöntem daha fazla sabır ve dikkatli bakım gerektirir.
Dikim zamanının belirlenmesi
Davul tokmağı süs soğanları en uygun biçimde sonbaharda dikilir. Toprak henüz donmamışken yapılan dikim, soğanların kış öncesinde kök oluşturmalarına fırsat verir. Köklenmiş soğanlar ilkbahardaki sıcaklık değişimlerine daha hızlı tepki gösterir. Çok geç yapılan dikimlerde ise gelişim başlayabilir, ancak ilk yıl çiçeklenme daha zayıf kalabilir.
Ilıman iklimlerde dikim sonbaharın ortasından kış başlangıcına kadar sürdürülebilir. Sert kışların görüldüğü bölgelerde soğanların şiddetli donlardan birkaç hafta önce toprağa yerleştirilmesi daha güvenlidir. Dikim günü toprak çamur hâlinde veya suya doymuş olmamalıdır. Islak toprakta yapılan çalışma, toprak yapısının sıkışmasına ve soğan çevresindeki hava boşluklarının azalmasına neden olur.
İlkbaharda satın alınan soğanlar tamamen kurutulmadan mümkün olan en kısa sürede dikilmelidir. Bununla birlikte ilkbahar dikiminde çiçeklenmenin aynı yıl gerçekleşmesi garanti değildir. Soğan önce kök ve yaprak oluşturmaya enerji ayırabilir. Düzenli bakım sağlanırsa sonraki sezonda normal gelişim ritmine dönmesi beklenir.
Saksıya dikim yapılırken zamanlama biraz daha esnek olabilir. Saksı korunaklı bir yerde tutulabildiği için erken donların etkisi azaltılabilir. Yine de soğanın doğal soğuklanma sürecinden geçmesi, sağlıklı çiçek oluşumu açısından önem taşır. Saksıların bütün kış boyunca sıcak iç mekânda tutulması doğal gelişim düzenini bozabilir.
Bu konudaki diğer makaleler
Dikim yeri ve derinliğinin ayarlanması
Dikim alanı günün büyük bölümünde güneş alan, su tutmayan bir yer olmalıdır. Yağmurdan sonra uzun süre su biriken çukur alanlardan kaçınılmalıdır. Soğanların altında gevşek ve geçirgen bir toprak tabakası bulunması kök gelişimini kolaylaştırır. Ağır topraklarda dikim yatağını yükseltmek güvenli bir çözümdür.
Soğanlar genel olarak kendi yüksekliklerinin yaklaşık iki ile üç katı derinliğe yerleştirilir. Davul tokmağı süs soğanında çoğu bahçe koşulunda sekiz ile on iki santimetrelik dikim derinliği uygundur. Çok sığ dikilen soğanlar sıcaklık dalgalanmalarından ve kuraklıktan daha fazla etkilenebilir. Aşırı derin dikim ise sürgünlerin yüzeye ulaşmasını geciktirebilir.
Soğanın sivri ucu yukarı, geniş kök tabanı aşağı bakacak şekilde yerleştirilmelidir. Yönü tam olarak ayırt edilemiyorsa soğan yan yatırılarak dikilebilir. Bitki sürgünü zamanla yukarıya doğru yönelir ve köklerini aşağıya geliştirir. Soğanı zorlayarak yanlış konumda toprağa bastırmak gerekli değildir.
Bitkiler arasında yaklaşık on ile on beş santimetre mesafe bırakılabilir. Daha doğal ve yoğun bir görünüm için soğanlar tek sıra yerine düzensiz gruplar hâlinde dağıtılabilir. Çok sık dikim ilk yıllarda etkileyici görünse de birkaç sezon sonra kümelerin aşırı sıkışmasına yol açabilir. Dikim planında soğanların zamanla çoğalacağı hesaba katılmalıdır.
Bu konudaki diğer makaleler
Yavru soğanlarla çoğaltma
Olgun davul tokmağı süs soğanları ana soğanın çevresinde küçük yavru soğanlar oluşturur. Bu yavrular birkaç yıl içinde bağımsız çiçeklenme büyüklüğüne ulaşabilir. Kümelerin ayrılması için en uygun dönem, yapraklar tamamen kuruduktan sonraki dinlenme sürecidir. Bu sırada bitkinin yer üstü gelişimi sona ermiş olur ve taşıma stresi azalır.
Söküm sırasında geniş bir bahçe çatalı kullanmak, soğanların kesilme riskini azaltır. Alet bitkinin tam dibine değil, kümenin çevresinden toprağa sokulmalıdır. Toprak kütlesi dikkatlice kaldırıldıktan sonra soğanlar elle ayrılabilir. Yumuşak, kötü kokulu veya belirgin biçimde çürümüş soğanlar sağlıklı materyalden uzak tutulmalıdır.
Ayrılan yavru soğanlar bekletilmeden yeni yerlerine dikilebilir. Hemen dikim yapılamıyorsa soğanlar serin, kuru ve hava alan bir ortamda kısa süre saklanmalıdır. Plastik torbalarda veya nemli kaplarda tutmak küflenme riskini artırır. Uzun süre açıkta bırakılan küçük soğanlar ise daha hızlı su kaybedebilir.
Yavru soğanlar ilk yıl yalnızca yaprak oluşturabilir ve çiçeklenmeyebilir. Bu durum gelişim bozukluğu değil, soğanın henüz yeterli besin rezervine ulaşmadığını gösterir. Düzenli ışık, dengeli nem ve uygun toprak koşulları büyümeyi hızlandırır. Yeterli büyüklüğe ulaşan soğanlar sonraki yıllarda normal çiçek sapları geliştirir.
Tohumdan yetiştirme süreci
Tohumla çoğaltma, çok sayıda bitki elde etmek isteyen yetiştiriciler için kullanılabilir. Çiçek başları bitki üzerinde bırakıldığında yaz sonuna doğru tohum kapsülleri olgunlaşır. Kapsüller kurumaya başladığında tamamen dağılmadan önce toplanmalıdır. Tohumlar kuru ve serin bir yerde kısa süre bekletildikten sonra ekilebilir.
Taze tohumlar sonbaharda açık alandaki hazırlanmış bir yatağa ekilebilir. Doğal kış soğukları, tohumların çimlenme sürecini destekleyen bir katlama etkisi yaratır. Ekim yüzeysel yapılmalı ve tohumların üzeri ince bir toprak tabakasıyla kapatılmalıdır. Fazla derin ekim, küçük fidelerin yüzeye çıkmasını zorlaştırabilir.
Çimlenme ilk ilkbaharda gerçekleşebileceği gibi bazı tohumlarda daha uzun sürebilir. Ekim alanının tamamen kurumasına izin verilmemeli, ancak su altında da bırakılmamalıdır. İnce fideler yabancı otlarla kolayca karışabileceği için alanın işaretlenmesi yararlıdır. İlk yıllarda fidelerin kök çevresi derin çapalama işlemlerinden korunmalıdır.
Tohumdan yetiştirilen bitkilerin çiçeklenme büyüklüğüne ulaşması birkaç yıl alabilir. Bu süre içinde her sezon yapraklar doğal biçimde sararıncaya kadar bitki üzerinde tutulmalıdır. Fideler yeterli büyüklüğe geldiğinde dinlenme döneminde seyreltilerek yeni yerlerine taşınabilir. Sabırlı bir yetiştiricilik sonucunda genetik çeşitlilik gösteren güçlü bitki grupları elde edilebilir.