Bougainvillea dikimi için en ideal dönem don tehlikesinin tamamen ortadan kalktığı bahar aylarıdır. Toprak sıcaklığının yükselmesiyle birlikte dikilen bitkiler köklerini yeni yuvalarına çok daha hızlı salarlar. Alan seçiminde ise gün boyu kesintisiz güneş alan ve rüzgardan korunan noktalar tercih edilmelidir. Yanlış seçilen bir konum bitkinin gelecekteki tüm gelişim potansiyelini olumsuz etkileyebilir.

Toprağın drenaj kapasitesi dikim öncesinde mutlaka test edilmeli ve gerekirse iyileştirilmelidir. Su tutan ağır topraklarda bu bitkinin uzun süre hayatta kalması mümkün değildir. Dikim çukurunun dibine çakıl taşları eklemek drenajı artırmanın en pratik yoludur. Doğru bir zemin hazırlığı bitkinin ilk andan itibaren sağlıklı büyümesini garantiler.

Dikim yapılacak alanın yakınında tırmanabileceği bir yapının bulunması büyük avantaj sağlar. Duvarlar, pergolalar veya sağlam çitler bitkinin doğal büyüme eğilimini destekler. Gelecekte bitkinin ulaşacağı devasa boyutları düşünerek alan genişliğini iyi hesaplamalısın. Dar alanlara sıkıştırılan bitkiler zamanla budama krizlerine yol açabilir.

Bahçe dikimlerinde taban suyu seviyesinin yüksek olmamasına özellikle dikkat edilmelidir. Sürekli nemli kalan kök uçları oksijensiz kalarak bitkinin zayıflamasına neden olur. Eğimli araziler veya yüksek yataklar bu tür riskli bölgeler için harika birer alternatiftir. Doğru stratejiyle seçilen dikim alanı bitkinin uzun yıllar bahçeni süslemesini sağlar.

Saksıya ve bahçeye dikim teknikleri

Saksıya dikim yaparken seçilecek kabın altında bolca tahliye deliği bulunması şarttır. Toprak karışımı olarak torf, perlit ve nehir kumunun dengeli bir kombinasyonu kullanılabilir. Saksının alt kısmına yerleştirilecek birkaç santimlik kil bilyesi fazla suyu hapseder. Bu sayede saksı içindeki nem dengesi mükemmel bir şekilde korunmuş olur.

Bahçeye dikim yaparken mevcut kök yumağının iki katı genişlikte ve derinlikte bir çukur açılmalıdır. Çukurdan çıkan toprağı organik maddece zengin kompost ile karıştırarak geri doldurmalısın. Bitkiyi çukura yerleştirirken kök boğazının toprak seviyesiyle eşit hizada olmasına dikkat etmelisin. Derine dikilen kök boğazları zamanla çürüme riskiyle karşı karşıya kalır.

Dikim işlemi bittikten sonra toprağı elinle hafifçe bastırarak köklerin etrafındaki hava boşluklarını kapatmalısın. Hemen ardından bitkinin kök bölgesine bolca can suyu verilmesi hayati önem taşır. Bu ilk sulama toprağın köklere tamamen yapışmasını ve bitkinin yerleşmesini sağlar. İlk birkaç hafta boyunca toprağın aşırı kurumasına izin vermeden nem takibi yapmalısın.

Saksıda yetiştirilecek bitkiler için tekerlekli saksı altlıkları kullanmak büyük bir kullanım kolaylığı sağlar. Bu sayede mevsim geçişlerinde bitkiyi daha az zahmetle içeri veya dışarı taşıyabilirsin. Saksının rüzgarda devrilmeyecek kadar ağır ve dengeli bir yapıda olması da önemlidir. Doğru tekniklerle dikilen her bitki hızlıca yeni ortamına uyum sağlayacaktır.

Çelikle çoğaltma yönteminin detayları

Çelikle çoğaltma bu bitkiyi üretmenin en yaygın ve en başarılı sonuç veren yöntemidir. Yaz aylarında olgunlaşmış ancak tamamen odunsu hale gelmemiş yarı odunsu sürgünler seçilmelidir. Yaklaşık on beş santim uzunluğundaki çeliklerin alt yaprakları dikkatlice temizlenmelidir. Üst kısımda sadece birkaç yaprak bırakmak buharlaşma ile su kaybını en aza indirir.

Kesim işlemini yaparken keskin ve sterilize edilmiş bir budama makası kullanmak şarttır. Çeliğin alt ucunu kırk beş derecelik bir açıyla kesmek köklenme yüzeyini genişleter. Köklenme şansını artırmak adına çeliğin alt ucunu köklendirme hormonuna batırabilirsin. Bu küçük dokunuş kök hücrelerinin oluşumunu ciddi manada hızlandıran bir faktördür.

Hazırlanan çelikler nemli ve geçirgen bir köklendirme harcına dikey olarak dikilmelidir. Ortam nemini korumak için çeliklerin üzerini şeffaf bir plastik poşetle kapatabilirsin. Ancak poşetin yapraklara değmemesine ve her gün havalandırılmasına özen göstermelisin. Doğrudan güneş almayan ama aydınlık ve sıcak bir ortam köklenmeyi tetikler.

Yaklaşık birkaç hafta içinde çeliklerde yeni küçük yaprakların belirdiğini görmeye başlayabilirsin. Bu durum kök sisteminin başarıyla oluşmaya başladığının en net göstergesidir. Yeni bitkileri hemen büyük saksılara almak yerine küçük kaplarda biraz daha güçlenmelerini beklemelisin. Kökler iyice geliştiğinde kalıcı yerlerine dikim işlemini gerçekleştirebilirsin.

Havai köklendirme ve diğer alternatifler

Havai köklendirme yöntemi özellikle kalın ve yaşlı dalları köklendirmek için tercih edilen profesyonel bir tekniktir. İlkbahar aylarında seçilen sağlıklı bir dalın üzerindeki kabuk halka şeklinde soyulur. Bu soyulan bölgeye nemli sargı yosunu yerleştirilerek üzeri şeffaf bir naylonla sıkıca sarılır. Naylonun her iki ucunu bağlayarak nemin içeride kalmasını sağlamalısın.

Birkaç ay içinde naylonun altından beyaz köklerin uzandığını net bir şekilde görebilirsin. Kökler iyice yoğunlaştığında dalı ana bitkiden keserek ayırma zamanı gelmiş demektir. Yeni köklenmiş bu büyük dalı hemen zengin bir saksı toprağına dikmelisin. Bu yöntem sayesinde tek seferde oldukça gelişmiş ve büyük bir bitki elde etmiş olursun.

Tohumla çoğaltma yöntemi ise bu bitki türünde oldukça nadir tercih edilen ve sabır gerektiren bir süreçtir. Tohumların çimlenmesi için yüksek sıcaklık ve sürekli nemli bir ortam sağlanması şarttır. Çıkan fidelerin çiçek açma olgunluğuna erişmesi birkaç yıl sürebileceğinden ticari olarak pek kullanılmaz. Ancak hobi amaçlı üretim yapanlar için oldukça keyifli bir deneyim sunabilir.

Kök sürgünlerini ayırarak çoğaltma da bahçede büyüyen yaşlı bitkiler için uygulanabilecek bir diğer alternatiftir. Ana bitkinin tabanından çıkan köklü yeni sürgünler sonbaharda dikkatlice kazılarak ayrılabilir. Ayrılan parçayı hemen yeni yerine dikerek hızlıca büyümesini izleyebilirsin. Tüm bu alternatifler bahçendeki bitki sayısını artırmanın en keyifli yollarıdır.