Mor yapraklı büyük fındık, dengeli nem ve ölçülü besleme sağlandığında güçlü yaprak rengi, sağlam sürgün yapısı ve sağlıklı taç gelişimi gösterir. Sulama ve gübreleme uygulamaları bitkinin yaşına, toprağın yapısına, mevsime ve bulunduğu bahçe koşullarına göre ayarlanmalıdır. Bu bitki ne sürekli susuz bırakılmalı ne de kökleri havasız kalacak kadar fazla sulanmalıdır. Gübrelemede ise hızlı büyümeyi zorlamak yerine dengeli, dayanıklı ve uzun ömürlü gelişim hedeflenmelidir.
Sulama ihtiyacını belirleyen faktörler
Sulama ihtiyacı öncelikle bitkinin yaşına göre değişir. Yeni dikilmiş mor yapraklı büyük fındık, kökleri çevre toprağa henüz yayılmadığı için düzenli suya daha fazla ihtiyaç duyar. Yerleşmiş ve güçlü kök sistemi geliştirmiş bitkiler kısa kurak dönemleri daha iyi tolere eder. Ancak uzun süren sıcak ve kurak dönemlerde yetişkin bitkilerde de yaprak stresi görülebilir.
Toprak tipi sulama aralığını doğrudan etkiler. Kumlu topraklar suyu hızlı geçirir ve daha sık sulama gerektirir. Killi topraklar suyu daha uzun tutar, fakat fazla sulandığında kök bölgesinde hava eksikliği oluşabilir. Tınlı ve organik maddece zengin topraklar en dengeli sonucu verir.
Güneşlenme ve rüzgâr koşulları da su tüketimini artırabilir. Tam güneş alan ve rüzgâra açık bölgelerde yapraklardan su kaybı daha yüksektir. Bu koşullarda özellikle genç bitkiler daha yakından izlenmelidir. Yaprakların gün ortasında geçici olarak sarkması her zaman ciddi sorun değildir, ancak sabah saatlerinde de devam ediyorsa su stresi olasılığı artar.
Malçlı ve malçsız topraklar arasında önemli fark oluşur. Organik malç kullanılan alanlarda buharlaşma azalır ve kök bölgesi daha serin kalır. Bu durum sulama aralıklarının daha dengeli olmasına yardımcı olur. Malçsız topraklarda yüzey hızla kuruyabilir ve kök bölgesi ani sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkilenir.
Bu konudaki diğer makaleler
Doğru sulama tekniği
Mor yapraklı büyük fındıkta en sağlıklı sulama, suyun kök bölgesine yavaş ve derin şekilde verilmesidir. Hızlı yüzey akışı oluşturan sulamalar yeterli fayda sağlamaz. Su toprağa işleyerek köklerin aktif bulunduğu tabakalara ulaşmalıdır. Bu nedenle hortumla düşük debili sulama veya damla sulama uygun yöntemlerdir.
Üstten sulama mümkün olduğunca sınırlı kullanılmalıdır. Yaprakların sık sık ıslak kalması bazı mantari hastalıkların gelişimini kolaylaştırabilir. Özellikle akşam saatlerinde yaprakları ıslatan sulama risklidir. Sabah erken saatlerde yapılan kök bölgesi sulaması çok daha güvenlidir.
Sulama sıklığı sabit bir takvime bağlanmamalıdır. Aynı bahçede bile gölge, rüzgâr, toprak yapısı ve bitki büyüklüğü farklılık oluşturabilir. En doğru yöntem, toprağın birkaç santimetre derinliğini kontrol etmektir. Toprak bu derinlikte hâlâ nemliyse sulama ertelenebilir.
Saksıda yetiştirilen örnekler bahçeye dikili olanlara göre daha sık kontrol edilmelidir. Saksı toprağı yazın hızlı kurur ve kökler sınırlı hacimde kaldığı için su stresi çabuk gelişir. Drenaj deliği olmayan kaplar ise fazla suyu tutarak kök çürümesine yol açabilir. Bu yüzden saksı yetiştiriciliğinde hem su verme hem de fazla suyun uzaklaşması dikkatle yönetilmelidir.
Bu konudaki diğer makaleler
Organik madde ve temel besleme
Gübrelemenin temelinde toprağın canlılığını artırmak yer almalıdır. Olgun kompost, yaprak çürüntüsü ve iyi yanmış çiftlik gübresi toprağın yapısını iyileştirir. Bu materyaller besin sağlamanın yanında su tutma kapasitesini ve mikrobiyal faaliyeti de destekler. Mor yapraklı büyük fındık, bu tür dengeli organik katkılara olumlu yanıt verir.
İlkbaharda kök bölgesine ince bir kompost tabakası yaymak iyi bir bakım uygulamasıdır. Kompost toprağa derin karıştırılmadan yüzeye serilebilir. Yağmur ve sulama ile besinler yavaş yavaş kök bölgesine iner. Böylece bitki ani besin yüklemesi yerine daha dengeli bir destek alır.
Taze hayvan gübresi kullanılmamalıdır. Taze gübre kökleri yakabilir, fazla tuz içerebilir ve dengesiz azot salımı yapabilir. Ayrıca yabancı ot tohumu taşıma riski de bulunur. Mutlaka iyi yanmış ve olgunlaşmış materyal tercih edilmelidir.
Organik madde takviyesi düzenli yapıldığında kimyasal gübre ihtiyacı azalabilir. Toprağın doğal besin döngüsü güçlenir. Kök çevresindeki yapı daha gevşek ve dengeli hale gelir. Bu durum bitkinin hem kuraklık hem de hastalık stresine karşı daha dirençli olmasını sağlar.
Mineral gübreleme ve besin dengesi
Mineral gübre kullanılacaksa dengeli içerikli ürünler seçilmelidir. Yalnızca azot ağırlıklı gübreler kısa vadede hızlı yapraklanma sağlasa da uzun vadede bitki dokularını zayıflatabilir. Dengeli azot, fosfor ve potasyum içeriği kök, sürgün ve doku dayanıklılığını birlikte destekler. Uygulama dozu mutlaka ürün etiketine ve bitkinin yaşına göre ayarlanmalıdır.
Azot, yaprak ve sürgün gelişimi için önemlidir. Ancak fazla azot mor yaprak renginin kalitesini her zaman artırmaz. Aksine aşırı yumuşak sürgünler, zararlılar ve mantari hastalıklar için daha uygun hale gelebilir. Bu nedenle koyu yaprak rengi elde etmek için fazla azota güvenmek doğru değildir.
Potasyum bitki dayanıklılığı açısından değerlidir. Sürgünlerin olgunlaşmasına, su dengesinin düzenlenmesine ve genel stres toleransına katkı sağlar. Yaz sonuna doğru bitkinin kışa hazırlanmasında potasyum dengesi önem kazanır. Ancak potasyum da gereğinden fazla verildiğinde diğer besin elementlerinin alımını etkileyebilir.
Magnezyum ve demir eksiklikleri yaprak renginde bozulmalara neden olabilir. Özellikle kireçli topraklarda demir alımı zorlaşabilir. Yapraklarda damarlar yeşil kalırken aralarda sararma görülüyorsa besin alımıyla ilgili sorun düşünülmelidir. Bu tür durumlarda rastgele gübre vermek yerine toprak veya yaprak analizi daha doğru sonuç verir.
Mevsime göre sulama ve gübreleme programı
İlkbaharda sulama, yağış durumuna göre dikkatle ayarlanmalıdır. Toprak yeterince nemliyse gereksiz sulamadan kaçınılmalıdır. Tomurcukların açılması ve sürgünlerin uzamasıyla birlikte su ihtiyacı artar. Aynı dönemde hafif organik besleme bitkinin sağlıklı başlangıç yapmasına yardımcı olur.
Yaz aylarında sulama daha kritik hale gelir. Uzun sıcak dönemlerde kök bölgesi tamamen kurutulmamalıdır. Malç tabakası bu dönemde büyük avantaj sağlar. Gübreleme ise çok sıcak günlerde yapılmamalı, bitki su stresi altındayken besin uygulamasından kaçınılmalıdır.
Sonbaharda sulama tamamen kesilmemelidir. Kurak geçen sonbaharlarda bitkinin kışa susuz girmesi zarar riskini artırabilir. Ancak bu dönemde fazla azotlu gübreleme yapılmamalıdır. Bitkinin sürgünlerini olgunlaştırması ve dinlenme dönemine hazırlanması desteklenmelidir.
Kışın bahçeye dikili bitkiler genellikle ek sulama istemez. Yine de kış kuraklığı yaşanan bölgelerde don olmayan günlerde hafif sulama gerekebilir. Saksıdaki bitkiler kışın da tamamen kurutulmamalıdır. Gübreleme ise kış dinlenme döneminde yapılmamalıdır.