Bezelye yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlı kontrolü, emeğinizin karşılığını alabilmeniz için hayati önem taşır. Bitkiniz dış etkenlere karşı ne kadar sağlıklı görünse de pusuda bekleyen tehlikeler her zaman mevcuttur. Profesyonel bir yaklaşım, sorunları ortaya çıkmadan önlemek veya erken aşamada müdahale etmektir. Bu makalede bezelye bahçelerinde en sık karşılaşılan biyotik stres faktörlerini ve çözüm yollarını inceleyeceğiz.

Bezelye
Pisum sativum
Kolay bakım
Akdeniz, Batı Asya
Tek yıllık sebze
Çevre ve İklim
Işık ihtiyacı
Tam güneş
Su ihtiyacı
Düzenli sulama
Nem
Orta nem
Sıcaklık
Serin (13-21°C)
Don toleransı
Hafif don dayanımlı (-2°C)
Kışlama
Yok (Tek yıllık)
Büyüme ve Çiçeklenme
Yükseklik
30-150 cm
Genişlik
20-40 cm
Büyüme
Hızlı
Budama
Gerekli değil
Çiçeklenme takvimi
Mayıs - Temmuz
O
Ş
M
N
M
H
T
A
E
E
K
A
Toprak ve Dikim
Toprak gereksinimleri
Tınlı, iyi drenajlı
Toprak pH
Nötr (6.0-7.5)
Besin ihtiyacı
Düşük (gerekli değil)
İdeal konum
Sebze bahçesi
Özellikler ve Sağlık
Süs değeri
Düşük
Yaprak
Yeşil yapraklar, sülükler
Koku
Hafif
Toksisite
Toksik değil
Zararlılar
Yaprak bitleri, külleme
Çoğaltma
Tohum

Hastalıklarla mücadelenin ilk adımı doğru kültürel işlemleri uygulamaktır. Hastalıklara dayanıklı tohum çeşitlerinin seçilmesi en başından riski büyük oranda azaltır. Ekim nöbeti (münavebe) uygulamak, aynı aileden bitkileri üst üste aynı yere dikmemek toprak kaynaklı patojenleri engeller. Bahçe temizliği ve bitki artıklarının uzaklaştırılması da hastalık döngüsünü kırmak için gereklidir.

Zararlı böcekler sadece doğrudan doku kaybına neden olmakla kalmaz, aynı zamanda virüs taşıyıcısıdırlar. Yaprak bitleri ve hortumlu böcekler bezelyenin en yaygın düşmanları arasında yer alır. Düzenli gözlem yaparak bu zararlıların popülasyonunu henüz düşükken kontrol altına almalısınız. Biyolojik kontrol yöntemleri ve doğal predatörler kimyasal ilaçlara göre daha sürdürülebilir bir çözümdür.

Çevresel koşullar hastalıkların yayılma hızını doğrudan etkileyen faktörlerdir. Yüksek nem ve durgun hava mantar sporlarının çimlenmesi için mükemmel bir ortam yaratır. Bitki aralıklarının geniş tutulması ve iyi havalandırma bu riskleri minimize eder. Sulama yaparken yaprakları ıslatmamaya özen göstermek pek çok hastalığın önünü keser.

Entegre mücadele yöntemleri kullanmak hem bitkiyi hem de çevreyi koruyan profesyonel bir yaklaşımdır. Kimyasal ilaç kullanımı sadece diğer yöntemler yetersiz kaldığında ve son çare olarak düşünülmelidir. İlaçlama yapılacaksa arılara zarar vermeyen saatler ve ürünler seçilmelidir. Bitki sağlığını sürekli izlemek, sorunlara zamanında ve dozunda müdahale etmeyi sağlar.

Külleme ve mantar hastalıkları

Külleme hastalığı yaprakların üzerinde un serpilmiş gibi beyaz bir tabaka ile kendini gösterir. Bu hastalık genellikle sıcak gündüzler ve serin nemli gecelerden sonra hızla yayılır. Beyaz toz tabakası yaprağın fotosentez yapmasını engelleyerek bitkiyi zayıflatır. Erken teşhis edilmezse tüm bitkiyi kaplayarak kurumasına ve verim kaybına yol açar.

Mantar hastalıklarıyla mücadelede sülfür içerikli doğal preparatlar oldukça etkili sonuçlar verir. Havalandırmayı artırmak için bitki sıklığını kontrol etmek temel koruyucu önlemdir. Hastalıklı görülen yapraklar hemen budanmalı ve bahçeden uzaklaştırılarak imha edilmelidir. Bu şekilde sporların sağlıklı bitkilere taşınması engellenmiş olur.

Mildiyö hastalığı ise yaprakların üstünde sarı lekeler, altında ise gri-mor tüylü bir yapı oluşturur. Genellikle aşırı yağışlı ve serin dönemlerde görülen bu hastalık bezelye için çok yıkıcı olabilir. Toprakta su birikmesini önlemek ve dirençli çeşitler kullanmak en iyi savunma yöntemidir. Bakır bazlı organik ilaçlar bu hastalıkla mücadelede sıklıkla tercih edilir.

Mantari hastalıklara karşı önleyici olarak kullanılan ev yapımı karışımlar da başarılı olabilir. Karbonat ve su karışımı yaprak yüzeyinin pH değerini değiştirerek sporların tutunmasını zorlaştırır. Bu tür uygulamalar koruyucu amaçlı düzenli aralıklarla yapıldığında ciddi koruma sağlar. Ancak ağır enfeksiyon durumlarında profesyonel tarım ilaçlarına başvurmak gerekebilir.

Kök çürüklüğü problemleri

Kök çürüklüğü genellikle ağır killi topraklarda ve aşırı sulanan alanlarda ortaya çıkar. Bitki aniden solar ve yapraklar sararmaya başlar, kökler ise kahverengileşip yumuşar. Toprak kaynaklı olan bu patojenlerle mücadele etmek oldukça zordur. Bu nedenle drenajın mükemmel olması ve toprağın sürekli ıslak tutulmaması hayati önemdedir.

Eş bitkiler
Bahçe bezelyesi
Rehber
Tam güneş veya yarı gölge idealdir.
Toprağı sürekli nemli tutun, ancak su birikmesine izin vermeyin.
İyi drenajlı ve organik maddece zengin toprakları tercih eder.
Mükemmel eşler
Havuç
Daucus carota
Mükemmel
Havuçlar toprağı gevşeterek bezelye köklerinin yayılmasını kolaylaştırır.
O Ş M N M H T A E E K A
Turp
Raphanus sativus
Mükemmel
Hızlı büyürler ve bezelyeler alana ihtiyaç duymadan önce hasat edilirler.
O Ş M N M H T A E E K A
Mısır
Zea mays
İyi eşleşme
Bezelye mısır için azot sağlar, mısır ise bezelye için destek görevi görür.
O Ş M N M H T A E E K A
Salatalık
Cucumis sativus
İyi eşleşme
Benzer su ihtiyaçlarına ve büyüme alışkanlıklarına sahiptirler.
O Ş M N M H T A E E K A
Kaçınılması gereken komşular

Sarımsak (Allium sativum)

Sarımsak, azot bağlayan baklagillerin büyümesini engeller.

Soğan (Allium cepa)

Soğanlar bezelye bitkilerinin gelişimini bodurlaştırabilir.

Pırasa (Allium ampeloprasum)

Pırasa, bezelye ile besin için rekabet eder ve büyümesini kimyasal olarak engeller.

Frenk soğanı (Allium schoenoprasum)

Soğan ailesinin diğer üyeleri gibi bezelye gelişimini olumsuz etkiler.

Toprağın solarizasyonu denilen yöntemle ekim öncesi patojenler temizlenebilir. Yaz aylarında toprağın şeffaf naylonla kapatılarak ısıtılması zararlı organizmaları yok eder. Ayrıca faydalı mantarlar içeren biyolojik gübreler kök bölgesini korumak için kullanılabilir. Sağlıklı bir toprak florası zararlı mantarların baskılanmasına doğal olarak yardımcı olur.

Kök çürüklüğü belirtisi gösteren bitkiler vakit kaybetmeden sökülmeli ve toprağıyla birlikte uzaklaştırılmalıdır. Bu bitkilerin yanındaki sağlıklı görünen bitkiler de risk altındadır. Sökülen alanın kireçlenmesi veya dezenfekte edilmesi patojen yayılımını yavaşlatabilir. Bezelye ekilen alanda en az üç yıl baklagil yetiştirilmemesi önerilen bir profesyonel kuraldır.

Fide aşamasında karşılaşılan çökerten hastalığı da bir tür kök ve gövde çürüklüğüdür. Genç fidelerin toprak seviyesinden incelerek devrilmesiyle karakterize edilir. Bu sorunu önlemek için temiz tohum ve sterilize edilmiş toprak kullanımı şarttır. Fidelerin aşırı sık olmaması ve yüzey neminin kontrollü tutulması bu riski azaltır.

Yaprak bitleri ile mücadele

Yaprak bitleri bezelyenin taze sürgünlerine yerleşerek bitki özsuyunu emen küçük zararlılardır. Emgi yaptıkları yerlerde yapraklar kıvrılır ve bitkinin büyümesi yavaşlar. Ayrıca salgıladıkları yapışkan madde (ballıca) üzerinde kara mantar oluşumuna neden olur. En tehlikeli özellikleri ise pek çok virüs hastalığını bitkiden bitkiye taşımalarıdır.

Uğur böcekleri ve kulağakaçanlar gibi doğal avcılar yaprak bitlerinin popülasyonunu dengede tutar. Bahçenizde bu faydalı böceklerin yaşamasına olanak tanıyan bir ekosistem kurmalısınız. Çok fazla kimyasal kullanımı bu dost böcekleri de yok ederek zararlıların artmasına yol açar. Doğal denge korunduğunda zararlı baskısı hissedilir derecede azalır.

Hafif yaprak biti istilalarında tazyikli su ile yıkama yapmak oldukça etkili bir yöntemdir. Yaprakların alt yüzeylerine su tutarak zararlıları fiziksel olarak uzaklaştırabilirsiniz. Arap sabunu ve su karışımıyla hazırlanan doğal solüsyonlar da bu zararlılar üzerinde başarılıdır. Bu işlem bitkinin dokularına zarar vermeden bitleri etkisiz hale getirir.

Yaprak biti popülasyonunu izlemek için sarı yapışkan tuzaklar kullanılabilir. Bu tuzaklar hem zararlının varlığını gösterir hem de bir kısmını yakalar. Eğer yoğunluk çok artarsa bitkisel içerikli neem yağı (tespih ağacı yağı) uygulaması yapılabilir. Bu uygulama organik tarımda kabul gören ve etkili olan bir yöntemdir.

Bezelye hortumlu böceği

Hortumlu böcekler yaprak kenarlarında karakteristik U şeklinde yenikler oluşturur. Erişkin böceklerin verdiği bu zarar genellikle bitkiyi öldürmez ama gelişimi yavaşlatır. Ancak asıl tehlike toprak altındaki larvaların köklerde ve nodüllerde beslenmesidir. Köklerdeki azot bağlayan yumruların zarar görmesi bitkinin beslenmesini ciddi şekilde bozar.

Bu zararlı ile mücadelede toprak işleme yöntemleri büyük bir fark yaratır. Sonbaharda toprağın derinden çapalanması kışlayan böceklerin yüzeye çıkıp soğuktan ölmesini sağlar. Ekim zamanını öne çekmek veya geciktirmek böceğin aktif olduğu dönemle çakışmayı önleyebilir. Bitkilerin güçlü ve hızlı büyümesi bu zararlıya karşı dirençlerini artırır.

Kuşlar hortumlu böceklerin doğal düşmanları arasında yer aldığından bahçeye davet edilmelidirler. Bahçenin çeşitli yerlerine su kapları koymak kuşları bölgede tutmaya yardımcı olur. Ayrıca tavukların hasat sonrası bahçede gezdirilmesi larva sayısını önemli ölçüde azaltır. Doğal yöntemlerin kombinasyonu her zaman en iyi sonucu verir.

Kimyasal mücadele gerekiyorsa sadece böceğin yoğun olduğu dönemlerde uygulama yapılmalıdır. Bu böcekler genellikle geceleri aktif oldukları için akşam saatlerinde kontrol edilmeleri daha doğrudur. Toprak yüzeyine uygulanan bazı biyolojik insektisitler larvalar üzerinde etkilidir. Mücadelenin sürekliliği popülasyonun baskı altında tutulmasını sağlar.

Biyolojik ve kültürel önlemler

Bahçede bitki çeşitliliğini artırmak zararlıların odaklanmasını zorlaştıran bir tekniktir. Bezelye sıraları arasına sarımsak, soğan veya bazı kokulu otlar ekmek kovucu etki yaratır. Bu tür refakatçi bitkiler hem toprağı korur hem de zararlı böcekleri şaşırtır. Monokültür yerine karışık ekim yapmak doğanın kendi dengesini bahçenize taşır.

Hasat sonrasında bitki artıklarının doğru şekilde yönetilmesi gelecekteki sağlık durumunu belirler. Hastalıklı bitkiler asla kompost yığınına eklenmemeli, yakılmalı veya derinlere gömülmelidir. Kalan sağlıklı kökleri toprakta bırakmak yararlı olsa da yer üstü kısımları temizlenmelidir. Temiz bir bahçe başlangıcı, bir sonraki sezon için en büyük avantajdır.

Sulama ve gübreleme işlemlerinin dengeli olması bitki bağışıklığı için en önemli unsurdur. Aşırı azotlu besleme dokuları yumuşatarak emici böceklerin işini kolaylaştırır. Düzenli sulama sayesinde stres yaşamayan bitkiler hastalıklara karşı doğal savunma molekülleri üretir. Güçlü bir bitki, düşük yoğunluklu zararlı baskısını kolayca tolere edebilir.

Bitki sağlığı günlüğü tutmak profesyonel yetiştiricilikte çok faydalı bir alışkanlıktır. Hangi dönemde hangi sorunun çıktığını not etmek, gelecek yıl için önlem almayı kolaylaştırır. Mevsimsel döngüleri anlamak, hastalıkların en riskli olduğu dönemleri önceden tahmin etmenizi sağlar. Bilgiye dayalı bahçecilik her zaman en yüksek verimi getirir.