Süs nokulunun muhteşem renklerini evinde çoğaltmak istiyorsan dikim ve üretim tekniklerini doğru uygulamalısın. Bu bitki doğru yöntemlerle çok hızlı bir şekilde köklenir ve yeni gelişim gösterir. Kendi bitkinden aldığın küçük bir parçanın kocaman bir bitkiye dönüşmesini izlemek büyük keyiftir. Bu süreçte dikkat etmen gereken birkaç temel kural bitkinin başarısını garantileyecektir.
Dikim işlemi için en uygun zaman ilkbahar aylarıdır. Bu dönemde bitkinin büyüme enerjisi en yüksek seviyededir ve adaptasyon hızı artar. Hazırlayacağın saksının temiz olması ve içinde hastalık barındırmaması gerekir. Yeni bitkiler için küçük hacimli saksılar başlangıç aşamasında daha kontrollü bir nem yönetimi sağlar.
Toprak harcı hazırlarken bitkinin ihtiyaç duyacağı nemi tutacak ancak fazla suyu atacak bir karışım yapmalısın. Perlit ve torf karışımları köklerin oksijen almasını kolaylaştırarak hızlı gelişim sağlar. Karışımın içine çok az miktarda eski yanmış çiftlik gübresi eklemek besin desteği sunar. Hazırladığın toprağı saksıya doldururken çok fazla sıkıştırmadan bırakmalısın.
Dikim sırasında bitkinin gövdesini toprağa yerleştirirken nazik davranmalısın. Köklerin zarar görmemesi için toprağa önceden bir delik açmak işini kolaylaştırır. Bitkiyi yerleştirdikten sonra etrafındaki toprağı hafifçe bastırarak hava boşluklarını kapatmalısın. İlk can suyunu verdikten sonra bitkiyi doğrudan güneş almayan aydınlık bir yere koymalısın.
Çelikle çoğaltma yöntemi
Süs nokulunu çoğaltmanın en basit ve etkili yolu gövde çelikleri almaktır. Sağlıklı ve güçlü bir daldan yaklaşık 10 santimetrelik bir parça kesmelisin. Kestiğin parçanın en az iki veya üç yaprak düğümüne sahip olduğundan emin olmalısın. Alt kısımdaki yaprakları temizleyerek gövdenin açıkta kalmasını sağlamak köklenmeyi hızlandırır.
Bu konudaki diğer makaleler
Hazırladığın çelikleri doğrudan suya koyarak köklenmesini izleyebilirsin. Su dolu bir cam kavanozda bitkinin şeffaf kökler vermesi yaklaşık bir iki hafta sürer. Suyun temiz kalması için birkaç günde bir oda sıcaklığındaki taze suyla değiştirmelisin. Kökler yaklaşık 2-3 santimetre boyuna ulaştığında toprağa dikim için hazır demektir.
Bir diğer yöntem ise çelikleri doğrudan nemli toprağa dikerek köklendirmektir. Toprağa dikilen çeliklerin nemini korumak için üzerini şeffaf bir poşetle kapatabilirsin. Bu yöntem küçük bir sera etkisi yaratarak bitkinin kurumasını önler. Ancak her gün bir süre havalandırarak küf oluşumunun önüne geçmen gerektiğini unutmamalısın.
Köklenme sürecinde bitkinin sabit bir sıcaklıkta kalması başarı oranını artırır. Çok soğuk veya çok sıcak ortamlar kök oluşumunu yavaşlatabilir veya durdurabilir. Çeliklerin yapraklarında hafif bir canlanma gördüğünde köklerin tuttuğunu anlayabilirsin. Yeni sürgünler vermeye başladığında bitkini kalıcı saksısına taşıma vakti gelmiş demektir.
Tohumla üretim süreci
Tohumdan süs nokulu yetiştirmek biraz daha sabır ve dikkat isteyen bir süreçtir. Tohumları ekmeden önce yüzeyin çok pürüzsüz ve nemli olmasını sağlamalısın. Tohumlar çok küçük olduğu için üzerlerini toprakla örtmemek, sadece hafifçe bastırmak yeterlidir. Işığa ihtiyaç duydukları için üzerlerinin tamamen kapanmaması çimlenme için kritiktir.
Bu konudaki diğer makaleler
Çimlenme süresince ortamın nemli kalması için bir sprey yardımıyla düzenli sulama yapmalısın. Tohum tepsisinin üzerini streç filmle kapatmak nemi içeride hapseder. Yaklaşık bir hafta içinde minik yeşil filizlerin toprak yüzeyine çıktığını görebilirsin. Bu aşamada bitkilerin yavaş yavaş daha fazla ışık almasını sağlamalısın.
Fideler gerçek yapraklarını çıkarmaya başladığında onları daha geniş bir alana şaşırtmalısın. Şaşırtma işlemi sırasında köklere dokunmamaya ve gövdeyi zedelememeye özen göstermelisin. Her bir fideyi ayrı küçük kaplara alarak kendi gelişim alanlarını oluşturmalısın. Bu dönemde bitkilere çok hafif dozda sıvı besin takviyesi yapabilirsin.
Tohumdan yetişen bitkilerde renk varyasyonları ana bitkiden farklılık gösterebilir. Bu durum bahçende veya evinde sürpriz renk kombinasyonları görmeni sağlar. Bitkiler güçlenip 10-15 santimetre boya ulaştığında kalıcı saksılarına geçiş yapabilirler. Sabırla büyüttüğün bu minik canlılar kısa sürede devasa yapraklara sahip olacaktır.
Dikim sonrası genç bitki bakımı
Yeni dikilen veya köklenen bitkiler ilk birkaç hafta boyunca hassas bir dönemden geçer. Bu dönemde onları doğrudan sert öğle güneşinden korumak yaprak yanmalarını engeller. Toprağın sürekli nemli kalmasına dikkat etmeli ancak çamurlaşmasına izin vermemelisin. Bitkinin kökleri tam olarak tutunana kadar saksısını hareket ettirmekten kaçınmalısın.
Bitkinin boyu uzamaya başladığında tepesinden ufak bir budama yaparak dallanmasını teşvik edebilirsin. İlk iki yaprak çiftinden sonra yapılan bu işlem bitkinin daha dolgun görünmesini sağlar. Genç bitkilerde bu tür müdahaleler ileride çok daha görkemli bir form oluşturur. Yan dallardan çıkan sürgünler bitkinin renk yoğunluğunu da artıracaktır.
Besin takviyesine başlamak için bitkinin yeni yapraklar vermesini beklemelisin. Kök sistemi henüz tam gelişmemiş bitkilere ağır gübreler vermek onlara zarar verebilir. İlk aylarda organik ve dengeli içerikli gübreleri yarı dozda kullanmak en güvenli yoldur. Bitki geliştikçe besin miktarını yavaş yavaş normal seviyelere çekebilirsin.
Bitkinin saksı altındaki drenajını düzenli olarak kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmelisin. Genç bitkilerin kökleri çürümeye karşı yetişkin bitkilere göre daha savunmasızdır. Eğer saksı çok yavaş kuruyorsa toprak karışımını biraz daha havadar bir hale getirmeyi düşünebilirsin. Doğru sulama ve iyi bir drenaj genç bitkilerin en büyük dostudur.